16 Mayıs Roman Direniş Günü

16 Mayıs Roman Direniş Günü

Pınar Sayan

Çok bilinmese de Nazi soykırımının başlıca hedeflerinden biri de Romanlardı. Bir çok farklı grup gibi Romanlar da Avrupa’da ortaya çıkan ırkçılığa yüzyıllar boyunca maruz kalmıştı. Nazilerin yükselmesiyle birlikte Romanlar; Yahudiler, muhalifler, eşcinseller ile birlikte hedef alınan başlıca gruplar arasında girdi.

Ayrımcı ırk yasaları ile başlayan süreç; toplama kampları, ölüm kampları, toplu katliamlar, tıbbi deneyler, şiddet, işkence, taciz, zorunlu işçilik ile devam etti. Direnişin ve muhalefetin çok zor olduğu o dönemlerde, Romanlar yine de çeşitli direnişler gösterebildi. Bunlardan en önemlisi 16 Mayıs 1944’te Auschwitz’de sergiledikleri direnişti.

Auschwitz-Birkenau B-II-e “Çingene Kampı” ve Roman Soykırımı

Polonya’da bulunan Auschwitz-Birkenau dünya çapında bilinen bir ölüm kampı olmasına rağmen, içerisinde Romanlar için ayrıca inşa edilen bir “Çingene Kampı (Zigeunerlager)” olduğundan çok az insan haberdar.

SS lideri Heinrich Himmler’in emirleri ile 1942 yılının sonlarında Auschwitz-Birkenau B-II-e bölümünde Romanlar için ayrı bir kamp inşa edildi. “Çingene Kampı”, 600 metre uzunluğunda, 120 metre genişliğinde ve 40 barakadan oluşuyordu. Temmuz 1943’te kampın çevresi elektrikli çit ile çevrelendi.

Kampa ilk olarak 3 Aralık 1942 tarihinde Romanlar getirildi. Kampa getirilenlere “Z” harfi dövmesi yapılıyordu. Mayıs 1943’ten itibaren açlık ve salgın hastalıkların da etkisiyle kamptaki sağlık sorunları artmaya başladı. “Çalışabilir” durumda olduğu iddia edilenler ise tıbbi deneyler ve zorunlu işçilikte kullanılıyordu.

Auschwitz-Birkenau’daki “Çingene Kampı”nda 17 ay boyunca 18.000 ila 23.000 arası Roman katledildi. Toplamda ise Nazi soykırımı sırasında 500.000’e yakın Romanın soykırıma uğradığı düşünülüyor. Bu sayının o dönemdeki Avrupa’daki Roman nüfusunun yaklaşık %80’i olduğu tahmin ediliyor.

16 Mayıs 1944 Auschwitz Direnişi

16 Mayıs 1944’te ise kampta çok önemli bir direniş gösterildi. Kamp içindeki birçok mahkum grubunun oluşturduğu Direniş Ağı, Romanları 16 Mayıs’ta “gaz odalarına” gönderilecekleri konusunda uyardı. Roman mahkumlar, taş ve çeşitli araçlarla silahlanarak, barakalarda barikatlar oluşturdular. SS subayları kendilerini almaya geldiklerinde, silahları SS ile denk olmasa da geri çekilmelerini sağladılar. İlk defa böylesinde bir direnişle karşılaşan SS subayları katliam planlarını ertelemek zorunda kaldı. Direniş sonrası, kampın fiziksel olarak daha güçlü mahkumları başka kamplara aktarıldı ve kalanlar 2-3 Ağustos 1944’te katledildi.

O günle ilgili tanıklıklar şu şekilde:

“Bir SS subayı bana, bu eylemi gerçekleştirmenin, Auschwitz’de yapılan diğer her şeyden çok daha zor olduğunu anlattı. Kendilerini neyin beklediğini bilen çingeneler, bağırmaya başladılar; kavga çıktı, silahlar ateşlendi ve insanlar yaralandı… Çingeneler ekmek somunlarını bile silah olarak kullandılar. Fakat SS çok güçlü, çok deneyimli ve çok kalabalıktı.“[1]

“… Arabalar Çingene Kampına geldi ve içlerinden 50-60 silahlı SS subayı indi. Çingenelerin yaşadığı binaları hemen çevrelediler. Barakalarda tam bir sükunet hakimdi. Kelepçe, bıçak ve taşlarla silahlanmış çingeneler, neler olacağını görmek için beklediler. Barakalardan çıkmadılar… SS subayları şaşırdı ve üstlerine de danışarak oradan ayrıldılar.”[2]

16 Mayıs Roman Direniş Günü

Tüm olumsuzluklara rağmen soykırım ve katliama karşı direniş gösterebilen Romanlar anısına 16 Mayıs, “Roman Direniş Günü” olarak anılıyor. Bu sene Ukrayna, Çek Cumhuriyeti, İngiltere, Almanya, Makedonya, Romanya, Fransa’da 16 Mayıs Roman Direniş Günü için çeşitli anma etkinlikleri düzenleniyor.

Ukrayna’dan Roman gençlik hareketi aktivisti Tetiana Storozhko ise düzenledikleri etkinlikler ile sadece çok az bilinen 16 Mayıs’ı hatırlamayı değil, Romanların bugün de yer aldığı diğer direnişleri de hatırlatmak istediklerini belirtiyor. Storozhko şöyle devam ediyor:

“Bu gün Ukrayna’da Roman gençlik aktivizminin geliştiğini görüyoruz. Bu süreç, tarihi mirasa artan ilgi ve özellikle geçmişten günümüze örnek olarak aktarılabilecek sembollerin arayışı ile doğrudan ilgili. Bu bakımdan Roman Direniş Günü anma etkinliklerine bu sene Ukrayna’nın da katılıyor olması çok önemli”.

Sırbistan’dan gazeteci ve Roman hakları aktivisti Gordona Nesovic de anma etkinliklerinin günümüz ile bağlantısına dikkat çekiyor:

“Hatırlama ve anma; anıtlar ve törenler ile kültürel alana ya da bilimsel analize indirgenemez. Soykırımın hatırlanması ve kurbanların anılması günümüzdeki politikalar ve baskın ahlaki değerler ile doğrudan ilgili. Şu ana kadar gördüklerimiz gösteriyor ki; Avrupa’da 21. Yüzyılda Romanlara karşı davranış şekli, önceki yüzyıllara göre çok da değişmedi. Romanlar hala toplumda marjinalize ediliyor, Auschwitz’de tüm yaşananlara rağmen.”

Roman sivil toplumu 16 Mayıs’ı, günümüzde uğradıkları ayrımcılık ve ırkçılığa karşı da bir simge olarak görüyor. Gerek Roman soykırımının gerek 16 Mayıs’ın gerekse Romanların günümüzde karşı karşıya kaldıkları ayrımcılığın hala yeterince tanınmamış olması ve hatta inkarı, Roman Direniş Günü’nü Avrupa’nın dört bir yanındaki Romanlar için hak arayışı mücadelelerinde bir ilham kaynağı haline getiriyor.

[1] https://rm.coe.int/168008b633

[2] http://www.romea.cz/en/news/czech/the-romani-uprising-in-auschwitz-16-may-1944