Avrupa Roman Hakları Merkezi’nden Ataşehir Belediyesi’ne Açık Mektup

Avrupa Roman Hakları Merkezi’nden Ataşehir Belediyesi’ne Açık Mektup

Merkezi Budapeşte’de bulunan Avrupa Roman Hakları Merkezi’nin Başkanı Đorđe Jovanović, Dum ailesinin tahliyesi ile ilgili Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’ye açık mektup yazdı. Mektup şu şekilde:

“Sayın Battal İlgezdi,

The European Roma Rights Centre (Avrupa Roman Hakları Merkezi-ERRC), Romanların insan haklarını izleyen ve savunan bir hukuk örgütüdür ve Romanların haklarının ihlal edildiği durumlarda, hukuki destek sağlamaktadır. Size, merhum Yüksel Dum’un ailesinden 18 kişinin evlerinden atılmaya çalışılması dolayısıyla yazıyoruz. Aralarında Dum’un okul çağındaki torunlarının da bulunduğu aile, Küçükbakkalköy’deki Roman mahallesindeki evlerinden dışarı atılmaya çalışılıyor. Ayrıca, Dum ailesine, kendilerine uygun şartlarda alternatif bir ev imkanı da sağlanmamaktadır ve Danıştay kararlarına aykırı biçimde hareket edilmektedir.

Çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, 10 yıl önce Küçükbakkalköy’de aralarında Yüksel Dum ve ailesinin evinin de bulunduğu evler, hukuka aykırı biçimde yıkılmıştır. Yüksel Dum, Kadıköy Belediyesi’ne karşı, mülkiyet haklarının çiğnenmesini ve alternatif bir barınma imkanıda sağlanmadığı gerekçesiyle dava açmıştır. Yüksel Dum’un, içerisinde yaşadığı mülkü herhangi bir kamulaştırma durumunda satmasına da imkan tanıyan ve belli mülkiyet haklarını güvence altına alan bir “Tapu Tahsis Belgesi” olduğu halde, bu haklar hiçe sayılarak ailenin evi yıkılmıştır. Mahkemenin kararını beklerken, Dum ailesi evlerinin yıkıntıları üzerine, 18 kişinin yaşamlarını sürdürebilmesi için yeni bir ev inşa etmiştir. Fakat, Kadıköy Belediyesi, mahkeme kararını beklemeden, Dum’un mülkünü üçüncü bir tarafa satmıştır. Mahkeme, davada Kadıköy Belediyesi’nin Tapu Tahsis Belgesi’nin teminat altına aldığı hakları hiçe sayan biçimde hareket ettiğine ve Dum ailesinin mülkünü haksız biçimde üçüncü bir tarafa sattığına hükmetmiştir. Belediye’nin Dum ailesinin hukuksuzca mülkünü satmasına karşı, ikinci bir dava da açılmıştır. Bu karar, Dum ailesi tarafından Danıştay’a taşınarak, satışın iptal edilmesi istenmiştir.

Dum ailesinin lehine verilen çeşitli mahkeme kararlarına rağmen, Belediye yetkilileri, ihaleyi, Mahkeme’nin emrettiği gibi, iptal etmeyi reddetmiş, Dum ailesinin araziye yeniden sahip olma şansını ortadan kaldırmış ve tahliye sürecine devam etmiştir. Aile, Kadıköy Belediyesi’ne bir dilekçe vererek, Mahkeme kararlarına uyulmasını talep etmiştir. Bu dilekçeye resmi bir cevap verilmeden önce, S.S. Ataşehir Hukukçular Konut Yapı Kooperatifi aileye tebligat göndererek tahliyelerini istemiştir. Bu tebligatta, Dum ailesinin konutunun “insan hayatı için tehlike oluşturduğu” ifade edilereke aileden konutu, 22 Aralık 2016 tarihini takip eden 60 gün içinde tahliye etmelerini istemiştir. Bu tahliye emir, Ataşehir Belediyesi tarafından yayınlanmıştır. 22 Mayıs 2017 tarihinde aile ikinci bir tebligat ve tahliye emri almıştır. 2017/34470 numaralı bu emir, 5 Mayıs 2017 tarihinde Ataşehir Belediyesi tarafından çıkarılmış ve 22 Mayıs 2017 tarihinde Dum ailesine verilmiştir. Bu tebligat, Dum ailesinden konutu 15 gün içinde tahliye etmelerini ve yıkım masraflarının yüzde 20’sini karşılamalarını istemektedir. Dum ailesine bir alternatif konut imkanı sağlanmamıştır.

Makamınıza, ön bildirim yapılmayan, ilgili taraflarla danışma içinde yürütülmeyen, uluslararası standartlara uygun yeterli alternatif konut sağlanmadan yapılan tahliyeler, hukuka aykırı sayılmaktadır. AİHM, Yordanova ve diğerleri Bulgaristan’a Karşı (2012) ve Winterstein ve diğerleri Fransa’ya Karşı (2013) davalarında, Romanların maruz kaldığı benzer tahliyelerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğuna hükmetmiştir.

Avrupa Roman Hakları Merkezi (ERRC) makamınızı, tahliyeleri durdurmaya, herhangi yeni bir adım atmadan önce, uygun alternatif konut sağlanması hususunda Dum ailesi ile görüşmeye ve Danıştay kararlarını uygulamaya çağırır. Bir alternatif konut sağlanmadan yapılacak bir muhtemel tahliye, hem çocukların okula devam edebilmesini engelleyecek hem de tüm aileyi, uyuyabilecekleri bir konuttan mahrum bırakacaktır. ERRC, tüm ilgili birimlerinizi, etnik temelli tahliyeleri durdurmaya çağırır. ERRC, tüm ilgili birimlerinizi, tahliyelerin, ilgili bireylerin temel insan haklarını gözetir şekilde yapılmasının garanti alınmasına davet eder. ERRC, Avrupa Komisyonu’nun son ilerleme raparunda da belirtildiği gibi, yasa dışı tahliyelerin, temel uluslararası ilkelerin ve ulusal mükellefiyetlerin ihlali olduğunu, makamınıza hatırlatır.

Yapacağınız işlemleri dikkatle takip edeceğimizi ve bu duruma yeterli bir çözüm bulunabilmesi için danışmaya ve işbirliğine açık olduğumuzu bildirmek isteriz.”