Romanlara ayrımcılık olmayan bir dünya kurmak zorundayız

Korona virüsü salgınına karşı başlatılan “Evde kal” kampanyasına  “Çocuklarımız aç, nasıl evde kalalım şimdi ben dilenmekten çöpten yiyecek toplamaktan geliyorum,” diye yanıt vererek durumunu anlatan bir kadın hakkında, İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür yardımcısı ‘Geber’ diyerek bir sosyal medya paylaşımı yaptı. Toplumun her kesiminden tepki alması üzerine, Müdür yardımcısı bu paylaşımı sildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan yapılan bir açıklamaya göre, kendisi görevden alındı ve hakkında soruşturma başlatıldı.

Bu nefret dolu paylaşımı kınayan Roman gençlerin mesajını aşağıda paylaşıyoruz:

Dün geceden itibaren sosyal medya aracılığıyla öğrendiğimiz, mensubu bulunduğumuz Roman halkına yönelik nefret söylemi tüm Türkiye’yi ve Roman halkını derinden yaralamış ve üzmüştür. Bu üzücü olay bir kez daha Türkiye’de Romanların barınma, işsizlik, sosyal ve yasal açıdan bir dizi hak ihlalleri ile mücadele ettiği gerçeğini gözler önüne serdi. Bugüne kadar ülkemizde Romanlar özelinde uygulanan çok sayıda hakaretlere, ihlallere ve haksızlara şahit olduk. Ama dün gerçekleşen bu olayın 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde yaşanması üzüntülerimizi iki kat arttırmış durumdadır. Irk, dil, din ve cinsiyet gözetmeksizin toplumun hangi kesiminden olursa olsun yoksul bir kişiye karşı böyle aşağılayıcı nefret söylemlerinde bulunulması ve o kişinin bunu kamuoyuyla paylaşması, ayrımcılıkla dolu zihniyetin açık bir göstergesidir.

Bizim için ekmek bulmanın, yaşamanın, okumanın nasıl zor olduğunu bilmiyorsunuz! Herkes konforlu evlerinde belli sitelerden film izleyip verimli zaman geçirememekten şikayet ederken, Romanlar çocuklarını doyurmak için çöpten ekmek toplamak ya da dilenmek zorunda. Bir de her kötülüğün karşılığına uyan ‘Çingene’ olmaktan; ya eğlencenin ya da nefretin öznesi olmaktan kurtulamıyorlar. Çünkü fakirler ve çaresizler. Çareyi üretmesi gereken devletin kurumunda yetkili kişi ise “Geberin!” diyor. Hayır, biz yaşam mücadelemizi savunacağız. Bu çaresiz anne hiçbirimizin hikayesinin, geçtiği yolların uzağında değil. O biziz ve bu anne bizim annemiz.

Pandemi dolayısıyla birçok sivil toplum kuruluşu ve Roman hakları mekanizması içinde yer alan platformlar tarafından dile getirilmesine rağmen günlük işlerle çalışmak zorunda olan Romanlar EVDE KALAMIYORUM çığlıklarını duyurmaya çalışıyor. Neve Terne Platformu olarak kendimizi Roman çocukların eğitimine adıyor, onların mutlu bir gelecek inşa etmesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Toplumun en dezavantajlı kesimi, sağlığından önce geçim derdini düşünecek hale geliyorsa, bu ülkede eğitimi, sosyal politikaları tartışmamız gerektiğine inanıyoruz.

Romanlar sınıfsal durumlarının dezavantajının yanı sıra etnik ayrımcılığa da maruz kalıyor. Roman olmanın, Roman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmenin dezavantaj oluşturmadığı bir dünyayı kurmak zorundayız. Romanlar etnik kimliklerinden kaynaklı iş sahibi olamıyor, sağlık hizmetlerine doğrudan erişim konusunda zorluk yaşıyor, eğitim olanaklarından mahrum bırakılıyor, kentlerin dış mahallelerinde yaşamaya mecbur ediliyor. Ülkemizde ciddi bir nüfusa sahip olan Roman vatandaşlarımızın sosyal, kültürel değerleri ağır asimilasyon altında. Bunların üzerine şimdi bir de salgın hastalık tedtidi eklendi. Pandemi dolayısı ile çalışamayan ve bu nedenle temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta güçlük çeken tüm yurttaşların, bu süreçte gerekli tüm sağlık önlemlerini ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak sosyal devletin sorumluluğudur.

Nefret söyleminde bulunan bu kişi derhal kadından, aileden ve toplumdan özür dilemelidir.

Roman gençleri olarak bu nefret söylemini kınıyor ve nefret suçu kapsamında değerlendirilerek gerekli yaptırımların en kısa sürede yerine getirilmesini istiyoruz, takipçisi olacağız. Böyle bir davranış karşılığı sadece göstermelik bir ‘soruşturma açma’ ve yine göstermelik olduğundan endişe duyduğumuz ‘görevden alma’ olmamalı…

NEVE TERNE ROMA PLATFORMU